Kış Mevsiminde Bağışıklığınızı probiyotik besinlerle güçlendirin.

By | Aralık 5, 2013

İçinde olduğumuz kış aylarında, havaların da soğumasıyla birlikte, vücudumuzu, özellikle sindirim sistemi ve bağışıklık sistemimizi korumada önemli bir faktör olan probiyotiklerin tüketiminin bilinçli bir şekilde artırılması gerekir.

Çağımızın fiziksel ve ruhsal stresleri bağışıklık sistemimizi olumsuz yönde etkilemektedir. Beslenme yetersizlikleri, giderek artan ömür sonucu yaşlılık ve geriatrik hastalıklar, günlük artan iş yoğunluğu ve buna ek olarak gelecekten kaygı, insanları enfeksiyon hastalıklarına, kansere, depresyona ve otoimmün rahatsızlıklara mağdur bırakmaktadır. Özellikle beslenme bozukluklarının artması ve buna bağlı rahatsızlıklar, insanların daha dengeli ve doğru beslenmelerine olan ihtiyacı artırmaktadır.

Pro­bi­yo­tik ne­dir?

Bakterilerin vücudumuza zararlı ve hastalıklara neden olduğu kanısı uzun yıllar kabul görmüştür. Oysa günümüzde sayıları giderek artan bilimsel araştırma sonuçları canlı mikroorganizmaların bazı hastalıkların tedavisinde, hatta önlenmesinde kullanılabileceğine işaret etmektedir. Genelde “doğal” olanı kullanma ve tüketme alışkanlığının bulunması probiyotiklere olan ilgiyi artırmıştır.

Çeşitli gastrointestinal sistem hastalıklarının tedavisinde yardımcı, çocuklarda alerjik reaksiyonların ortaya çıkışını geciktirmede etkin, kadınlarda vajinal ve üriner sistem enfeksiyonlarının tedavi ve önlenmesinde yararlı olduğu ortaya konulmuştur. Doğal ekosistemde bulunan, bağırsak florasını düzenleyerek konakçı sağlığı üzerinde olumlu etkileri olan mikroorganizmalar “probiyotik” olarak tanımlanmaktadır. Bir diğer deyişle probiyotikler, sindirim sisteminde belli sayılarda bulunan ve konakçıda yararlı etkiler oluşturan canlı mikroorganizmalardır.

İnsanlık tarihi kadar eski

“P­ro­” ve “bi­ota­” ol­mak üze­re iki kı­sım­dan olu­şan bu te­rim “for li­fe­” (ya­şam için) an­la­mı­nı ta­şı­mak­ta olup, an­ti­bi­yo­tik te­ri­mi­nin an­lam­ca kar­şı­tı­dır. Pa­to­jen bak­te­ri­le­rin kon­tro­lu için pa­to­jen ol­ma­yan bak­te­ri­le­rin kul­la­nıl­ma­sı an­la­mı­na ge­lir. Lak­tik asit bak­te­ri­le­rin­den ha­zır­la­nan pro­bi­yo­tik gı­da­la­rın fonk­si­yo­nel gı­da ola­rak kul­la­nı­mı ve bu ko­nu üze­rin­de ya­pı­lan araş­tır­ma­lar son 10-15 yıl­da hız ka­zan­mış­tır. Pro­bi­yo­tik­ler ye­ni bir ke­şif de­ğil­dir çün­kü in­sa­noğ­lu­nun on­lar­la ta­nış­ma­sı, in­san­lık ta­ri­hi ka­dar es­ki­dir.

Mik­ro­or­ga­niz­ma­la­rın var­lı­ğı bi­lin­me­den çok ön­ce, ek­mek, ke­fir, kı­mız ve pey­nir gi­bi gün­lük tü­ke­ti­len fer­men­te ürün­ler çok sık ola­rak bes­len­me ve te­da­vi amaç­lı kul­la­nıl­mak­tay­dı. Eko­sis­tem için­de­ki den­ge­ler ve in­sa­noğ­lu­nu var­lı­ğı­nı sür­dü­re­bil­me açı­sın­dan dai­ma ih­ti­yaç duy­du­ğu­muz dost bak­te­ri­ler ile ta­nış­ma­mız, ge­be­li­ğin son dö­ne­min­de an­ne kar­nın­da ol­mak­ta­dır.

Do­ğum­da an­ne flo­ra­sı ve çev­re­nin flo­ra­sı ile zen­gin­le­şe­rek ha­ya­ta mer­ha­ba di­yen in­sa­noğ­lu, bu dost bak­te­ri­le­ri an­ne sü­tü des­te­ği ile hız­lı bir şe­kil­de ken­di­si için da­ha önem­li olan­la­rı ön plan­da tu­ta­rak ar­tı­rır. Bu bir­lik­te­lik ölü­me ka­dar de­vam eder ve ölüm son­ra­sın­da bu bak­te­ri­ler bi­zi top­rak­la bü­tün­leş­ti­rir.

Kaf­kas­ya­’nın dağ­lık ke­sim­le­rin­de ya­şa­mış ka­bi­le­le­rin sağ­lık işa­re­ti ola­rak gör­dük­le­ri bir pro­bi­yo­tik tü­rü olan ke­fi­rin hem hüc­re­sel, hem de sı­vı­sal ba­ğı­şık­lık sis­te­mi üze­rin­de ak­ti­ve edi­ci et­ki­si bu­lun­mak­ta­dır. Ke­fir ge­nel ola­rak ba­ğı­şık­lık sis­te­mi­ni en­fek­si­yon­la­ra kar­şı ha­zır tut­mak­ta­dır.

Önemli bir probiyotik: KEFİR

Ke­fir fer­man­tas­yon­la oluş­tu­rul­muş bir süt içe­ce­ği ol­mak­la bir­lik­te, pro­bi­yotik bak­te­ri ve ma­ya ka­rı­şı­mı için iyi bir ör­nek oluş­tur­mak­ta­dır. Ke­fir kre­ma kı­va­mın­da, ha­fif ek­şim­si ta­dı olan fer­man­te bir süt içe­ce­ği­dir. Ke­fir adı, ke­f’­ten tü­re­til­mişolup, Türk­çe mut­lu­luk ve­ri­ci tat ola­rak ta­nım­lan­mış­tır.

İlk ke­fir gra­nül­le­ri­ne ve­ya ke­fi­rin ilk kez üre­til­di­ği za­ma­na ait bir ta­ri­hi ka­yıt bu­lun­ma­mak­ta­dır. Şu bi­lin­mek­te­dir ki, ke­fir gra­nül­le­ri ilk kez Rus­ya­’da, Ku­zey Kaf­kas­ya dağ­lık böl­ge­sin­de­ki ka­bi­le­ler­den gel­mek­te­dir. Hâ­lâ üre­til­mek­te olan ürün­ler ke­fir, ki­ap­hur, kefyr, ke­fer, knap­hon, ke­pi ve ki­pe ad­la­rı­nı al­mak­ta­dır­lar. Ke­fir de di­ğer ba­zı fer­man­te­ ürün­ler gi­bi ye­ter­li doz ve sü­re­de ve­ri­lir­se in­san ve hay­van or­ga­niz­ma­la­rın­da sağ­lık için kat­kı­la­rı olan pro­bi­yo­tik ola­rak ni­te­len­di­ri­len fer­men­te bir ürün gru­bun­da­dır. Bu nok­ta­dan ha­re­ket­le ke­fir de pro­bi­yo­tik­ler ara­sın­da de­ğer­len­di­ri­le­bi­lir.

Ya­pı­lan in­san te­mel­li ça­lış­ma­lar­da bu fer­men­te edil­miş süt ürün­le­ri­nin tü­ke­ti­mi­nin lak­to­zun sin­di­ril­me­si­ne ve to­le­ran­sı­na yar­dım­cı ol­du­ğu göz­lem­len­miş­tir. Di­ğer ba­zı araş­tır­ma­la­ra gö­re ke­fir için­de ta­şı­dı­ğı can­lı mik­ro­or­ga­niz­ma­lar ve dü­zen­li doz ve doz ara­lık­la­rın­da alın­dı­ğı­ın­da ba­ğı­şık­lık si­se­mi­ni kuv­vet­len­dir­mek­te­dir. Böy­le­ce fer­man­te süt­le­rin kul­la­nı­mı so­nu­cun­da kan­ser olu­şum­la­rı ön­le­ne­bil­mek­te­dir.

Araş­tır­ma­lar ne di­yor?

Al­va­rez ve ar­ka­daş­la­rı ta­ra­fın­dan İs­pan­ya Mad­ri­d’de 2003’te ya­pı­lan bir ça­lış­ma­da sı­nav stre­si al­tın­da­ki öğ­ren­ci­le­rin ba­ğı­şık­lık sis­te­mi­nin bas­kı­lan­dı­ğı göz­len­miş­tir. Ya­pı­lan bu ça­lış­ma­da, stres­li or­tam­lar­da pro­biy­otik alın­dı­ğı za­man ba­ğı­şık­lık sis­te­mi­nin ko­run­du­ğu ve stres fak­tö­rü­nün azal­dı­ğı sap­tan­mış­tır.

FAYDALARI NELERDiR?

1. Sin­di­rim sis­te­mi­ni güç­len­dir­mek

a. An­ti­mik­ro­bi­yal ak­ti­vi­te­yi üst dü­zey­de tut­mak

b. Be­sin­ler ve bağır­sak­lar­da­ki emi­lim sağ­la­yı­cı yü­zey­ler açı­sın­dan pa­to­jen mik­ro­or­ga­niz­ma­lar­la ya­rı­şa­rak mu­ko­zal adez­yon­la­rı­nı ve bes­len­me­le­ri­ni ön­le­mek

c. An­ti­tok­sin üret­mek (za­rar­lı tok­sin­le­ri yok eden mad­de üret­mek)

2. İm­mün fonk­si­yon­la­rı güç­len­di­rir­ler

3. Gas­tro­in­tes­ti­nal sis­te­mi en­fek­si­yon­lar­dan ko­rur­lar.

4. Aler­jik re­ak­si­yon­lar­dan ko­ru­yu­cu özel­lik ta­şır­lar ve aler­jik ko­li­ti ön­ler.

5. An­ti­ok­si­dant (kan­ser kar­şı­tı)özel­lik gös­te­rir­ler.

6. Kan li­pit­le­ri­ni (ko­les­te­rol) azal­tır­lar.

7. lak­toz (süt şe­ke­ri) emi­li­mi­ni ar­tı­rır­lar.

8. Ço­cuk­lar­da ka­bız­lık ve is­hal dön­gü­sü­nün sü­rek­li gö­rül­dü­ğü bir çe­şit has­ta­lık olan ir­ri­tabl bağır­sak semp­tom­la­rı­nın kon­tro­lün­de ya­rar sağ­larlar.

9. Ge­be­lik de kul­la­nı­mı ile an­ne­de ve be­bek­te obe­si­te­yi en­gel­lerler.

Nasıl tüketelim?

Özellikle kanser başta olmak üzere pek çok hastalığa karşı koruyucu özelliği olan kefiri günde bir bardak rahatlıkla içebilirsiniz. Evde mayasından mayalayabileceğiniz gibi marketlerde satılan sade türlerini tercih de edebilirsiniz. Ekşimsi tadı rahatsız ediyorsa sevdiğiniz bir meyve ve 1 çay kaşığı kadar vanilya ile bilenderize ederek rahatlıkla tüketebilirisiniz. Hatta sabah kahvaltılarınızı bu karışıma 4 yemek kaşığı kadar yulaf ve 10 adet badem ekleyip yapabilirsiniz.

Biliyor muydunuz?

Probiyotik kavramı ilk kez XIX. yüzyılın başlarında Nobel ödülü sahibi Elie Metchnikoff tarafından gündeme getirilmiştir. Metchnikoff, Bulgar köylülerinin uzun yaşamalarının fazlaca fermante süt ürünü tüketmelerine bağlı olduğunu belirtmiştir.

Çocuklarınızı soğuk havalarda kefirle koruyun

Yi­ne ya­pı­lan bir baş­ka ça­lış­ma­da, yo­ğurt ve ke­fir gi­bi Türk in­sa­nı ta­ra­fın­dan yay­gın tü­ke­ti­len süt ürün­le­ri ile seb­ze ve mey­ve­nin tü­ke­ti­minin teş­vik edil­me­si ço­cuk­lar­da üst so­lu­num yo­lu en­fek­si­yon­la­rın­dan ko­run­ma­da ve te­da­vi­de ya­rar­lı ola­ca­ğı yö­nün­de­dir. Le­no­ir ve ar­ka­daş­la­rı yap­tık­la­rı ça­lış­ma­da pro­bi­yo­tik­le­rin, ço­cuk­lar­da so­ğuk al­gın­lı­ğı semp­tom­la­rı­nı ha­fif­let­ti­ği, im­mün sis­te­mi kuv­vet­len­dir­di­ğini gös­ter­miş­ler­dir. Ço­cuk­la­rın kre­şe de­vam­lı­lı­ğı açı­sın­dan önem­li ebe­veyn­le­rin iş gü­cü kay­bı­nı da ön­le­di­ği gös­te­ril­miş­tir.

UZMAN DİYETİSYEN / BANU TOPALAKÇI – BUGÜN GAZETESİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*