Kefir içerek depresyondan uzak kalabilirsiniz.

By | Haziran 8, 2013

İSTANBUL – İlaç kullanmadan depresyonla baş etmeyi kim istemez ki? Beslenme ve Diyet Uzmanı Sanem Avcı’ya göre, doğru besinleri doğru miktarda tüketerek stresi doğru yönetmek, ilaç kullanmadan depresyonu kontrol altına almak mümkün.

Besinlerin antidepresan özelliklerinin ya serotonin salgılanmasını artırma ya da antioksidan yapılarından kaynaklandığını söyleyen Avcı, “Serotonin yeterli olduğunda; moralimiz yüksek olur, rahat uyku uyuruz, iştahımız azalır, ruh sağlığımız düzelir ve enerjimiz artar. Doğanın size sunduğu hem besleyici hem de ucuz doğal antidepresanlar sayesinde kendinizi bedenen ve ruhen zinde hissedebilirsiniz” diyor.

“Yediklerimiz sadece formumuzu değil neşemizi de koruyor” diyen Avcı, stres savaşçısı besinlere dikkat çekerek neyi, ne kadar tüketmek gerektiğini şöyle açıklıyor:

Süt ve süt ürünleri: Süt ve süt ürünleri triptofan içermektedir. Bu özellikleri ile depresyona karşı etki gösterirler. Süt ve süt ürünlerinden yoğurt ve kefir probiyotik özellikleri sayesinde bağırsaklardaki yararlı mikroorganizmaların sayısını artırır, bağışıklık sistemini güçlendirir ve vücuttaki yağ kütlesinin azalmasına yardımcı olarak kilo kontrolünü sağlar. Son yapılan çalışmalar probiyotiklerin duygusal açıdan da önemli değişimlere sahip olduğunu belirtmektedir.

Su: En iyi doğal antidepresanlardan biridir. Yeteri kadar su tüketilmemesi dehidratasyon sonucu fiziksel ve zihinsel yorgunluğa neden olur. Kendinizi daha az depresif hissetmenize yardımcı olmak için günde en az 10-12 bardak su tüketin.

Omega 3: Omega 3 yağ asitleri serotonin üretimini tetikleyici özelliktedir. Omega 3 yağı beyindeki uyarıcıların doğru çalışmasını sağladığından dolayı faydalı olmaktadır. Bu yağ asitleri bakımından zengin kaynaklar olan balık, ceviz ve keten tohumunu tüketebilirsiniz. Balık beyni etkiliyor ve modu yükseltiyor. Haftada 3 kez balık yiyin ve günde 1 yemek kaşığı keten tohumunu beslenmenize mutlaka ekleyin.

Tavuk ve hindi eti: Tavuk ve hindi gibi kümes hayvanları serotonin üretimini sağlayan triptofan için çok iyi kaynaklardır. Kırmızı ete göre daha az yağlı olan bu protein kaynaklarına sofranızda yer vererek metabolizmanızın hızlanmasını ve ani kan şekeri yükselişlerini önleyerek vücudunuzdaki yağlardan da kurtulmanızı sağlamış olursunuz.

Ceviz, fındık, badem, çekirdek: Ay çekirdeği, kabak çekirdeği, kaju fıstığı, fındık ve ceviz magnezyum yönünden zengin besinlerdir. Magnezyum serotonin hormonunun salgılanmasını artırır. Ceviz, fındık ve bademin enerji veren besinler olduğunu biliriz. Bu atıştırmalıklar modunuzu artırarak stresi önlemektedir. Fındık ve cevizin içeriğinde bulunan E vitamini ve omega-3 yağ asitleri depresyonla mücadelede etmektedir. Özellikle ceviz bolca tryptophan içerir. Bu özelliğinden dolayı da serotonin salgısını artırır ve açlık hissini bastırır. Tüketimlerinde kalorilerinin yüksek olduğunu unutmamak gerekir. Günde 30 gr tüketilmeleri yeterlidir.

Yumurta: Serotonin üretimi için gerekli amino asitleri ve esansiyel yağ asitlerini içerir. Yumurta, yalnızca protein ve besin değeri bakımından zengin olmakla kalmıyor. Araştırmalar, kahvaltıda yumurta tüketmenin gün boyu kalori alımını azalttığını da gösteriyor.

Süt ve süt ürünleri: Süt ve süt ürünleri triptofan içermektedir. Bu özellikleri ile depresyona karşı etki gösterirler. Süt ve süt ürünlerinden yoğurt ve kefir probiyotik özellikleri sayesinde bağırsaklardaki yararlı mikroorganizmaların sayısını artırır, bağışıklık sistemini güçlendirir ve vücuttaki yağ kütlesinin azalmasına yardımcı olarak kilo kontrolünü sağlar. Son yapılan çalışmalar probiyotiklerin duygusal açıdan da önemli değişimlere sahip olduğunu belirtmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*