Bağışıklık sistemi için probiyotik tüketin

By | Haziran 5, 2015

Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, vücudun hastalıklara karşı direnç kazanması için hayatın her aşamasında probiyotik denilen “dost” bakterilerin alınması gerektiğini kaydeden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastalıkları ve Gastroentereloji Uzmanı Prof. Dr. Raşit Vural Yağcı, özellikle sezaryenle doğan ve anne sütü almayan bebeklerin, probiyotiklerden yoksun kalarak alerjik hastalıklara karşı savunmasız şekilde hayata başladıklarını belirtti. Prof.Dr. Yağcı, çok fazla antibiyotik kullanımı, stres ve kötü beslenmenin vücuttaki dost bakterileri yok ettiğini söyledi.

İnsan vücudunda milyarlarca mikroorganizmanın bulunduğunu, bunlardan bağışıklık sistemini koruyan ve özellikle bağırsaklarda yaşayan probiyotiklerin ise 3,5 milyar yıldır insanları hastalıklardan koruduğunu kaydeden Prof.Dr. Yağcı, yanlış hatalı davranışlarla probiyotiklerin yok edildiğini söyledi.

Sandoz’un düzenlediği Probiyotikler konulu bilgilendirme toplantısında konuşan Prof. Dr. Yağcı, insanların doğal olarak sahip olduğu probiyotik bakterileri, bilinçsizce yok ettiğini ve hastalıklara davetiye çıkardığını belirterek şunları söyledi:
“Probiyotik bakteri, dost bakteri dediğimiz bakteriler, doğanın dengesiyle 3,5 milyar yıldır vücudumuzda ve bağırsaklarımızda yaşıyor. Probiyotik bakteriler, bağışıklık sistemizi güçlendirerek, hastalıklardan koruyor ve vücudumuzdaki doğal dengeyi sağlıyor. Ancak insanoğlu kendi kendine bu dost bakterileri yok ediyor. Örneğin antibiyotik kullanımı, stres, kötü beslenme ya da toksit maddelere maruz kalındığında bağırsaklardaki bakteriler yok oluyor. Normal doğum aslında insanın sağlıklı hayata başlaması için ilk büyük adım. İkinci adım ise anne sütü ile beslenmek.

Normal doğum sırasında bebek annenin vajinal yolundan doğal flora bakterileri alıyor. Bu bakteriler anne sütüyle birleşince vücutta denge sağlanıp sağlıklı yaşam döngüsü başlıyor. Normal doğumla annesinden probiyotik bakterileri alan bebek bütün hayatı boyunca kullanacağı bağışıklık sistemini de kurmuş oluyor. Ancak sezaryen bebekler bu bakterilerle buluşamadığı için hayata 1-0 yenik başlayabiliyor. Başta allerjik hastalıklar olmak üzere bulaşıcı hastalıklara karşı dirençsiz oluyor.
Özellikle 0-2 yaş aralığında fazla antibiyotik kullanımı ile de bebekteki dost bakteriler ölüyor. Sezaryen doğumla dünyaya gelen çocuklar, bağışıklık sistemini güçlendiren bu bakterilerden mahrum kalıyorlar. Bu durum çocukların bulaşıcı hastalıklara ve ileriki yaşamlarında kanser, tip 2 diyabet, Alzheimer, multipl skleroz, romatoid artrit, karaciğer sirozları gibi bağışıklık sistemi ile ilgili hastalıklara yakalanmasını kolaylaştırıyor. Çocuklara probiyotik takviyesi yapmak bağışıklıklarını güçlendiriyor”

İKİNCİ BEYİN OLAN BAĞIRSAKLARDA 1,5 KİLO PROBİYOTİK YAŞIYOR

İkinci beyin olarak adlandırılan bağırsakların sağlık sisteminde son derece önemli bir rolü olduğunu kaydeden Prof. Dr. Yağcı, yetişkin bir kişinin bağırsaklarında 1,5 kilo faydalı bakteri yaşadığını söyledi. Yağcı, şöyle devam etti:

“Sezaryen oranlarının artması, daha az anne sütü almak, çocukluk çağından başlayarak aşırı antibiyotik kullanımı, stres ve kötü beslenme vücuttaki faydalı bakteri sayısını azaltıyor. Özellikle probiyotik bileşenler sindirim sistemini düzenlemeye ve bağışıklık sistemini desteklemeye yardımcı ürünlerdir. Probiyotikler doğumumuzdan itibaren vücudun doğal dengesi içinde bağışıklığa destek veren faydalı mikroorganizmalardır.”

Avrupa’da sezaryen bebeklere damlalıkla probiyotik takviyesi yapılıyor

Amerika’da ve Avrupa’da sezaryenle doğan bebeklere, bağışıklık sisteminin güçlenmesi için henüz doğum odasında iken damlalıkla anneden alınan probiyotik takviyesi yapıldığını belirten Prof. Dr. Raşit Vural Yağcı, “Bebeğin bağırsak mikrobiyatası ilk bir iki ay içinde şekillenir. Bağırsak mikrobiyatası, bağırsaktaki bağışıklık hücrelerinin sayısını ve yoğunluğunu düzenleyerek bağışıklık sistemini destekler. Bağışıklık sistemimizin yüzde 70’i bağırsaklarımızda yer alır. Probiyotikler doğal yollardan bebeklikte normal doğumla alınır. Hayatın diğer aşamalarında da yiyeceklerden özellikle yoğurt, peynir, ev yapımı turşu, kefir, tarhana gibi yiyeceklerden sağlanabilir. Hayat koşulları nedeniyle probiyotiklere doğal ulaşamayan kişiler dışarıdan probiyotik destek ürünleri kullanabilirler.” diye konuştu.

PROBİYOTİKLER HAKKINDA GERÇEKLER

– Probiyotikler, antibiyotik kullanımı, stres kötü beslenme ve toksik maddelere maruz kalınca vücuttan yok olur.
– İnsan bağırsağında ortalama 1,5 kilo, 100 trilyonu aşkın mikroorganizma bulunur. Bağışıklık sistemimizin yüzde 70’i bağırsaklarımızda yer alır.
– Probiyotikler K vitamini, B grubu vitaminleri ve kısa zincir yağ asitleri üretir.
– Probiyotik içeren mayalı gıdalar yüzyıllardır sağlık takviyesi olarak kullanılır.
En iyi probiyotik kaynakları, kefir, yoğurt, peynir, tarhana, ev yapımı turşudur.
– Sağlıklı bir bağırsak florası ve sistemi için düzenli probiyotik kullanılması tavsiye edilir.
– Probiyotikler, bağışıklık sistemini güçlendirir, vücudu hastalıklardan korur ve kolestrolü düşürür.
– Enfeksiyon, besin zehirlenmesi veya antibiyotik kullanımı nedeniyle oluşan ishal tedavisinde, idrar yolu enfeksiyonlarında, maya enfeksiyonunun önlenmesi ve tedavisinde,
– İltihabi bağırsak hastalıklarında,
– Egzamada,karaciğer hastalıklarında, mesane kanseri riskini azaltmada ve kolon kanserine karşı korunmada faydalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*